MSN Konuşmalarınızı Şifreleyin - Tele Kulak - Msn sniffer - Msn
Aşağıda vermiş olduğum program yani msn dinleme (sniffer) programını bypass eden bir porgram öneriyorum sizlere.Eğer ağınıza güvenmiyorsanız.Sizin veri paketlerinizi RSA - 1 şifreleme yöntemi ile gizli hale getiren programı aşağıdan indirip kurabilirsiniz...
Her türlü sorunuz için ghizmet@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.Msn de yardımcı olamayacağım konu yoktur..
Pogram Download İçin Tıklayın
Şifre: emintopraktepe.blogcu.com
Ağınızdaki MSN Konuşmalarını Dinleyin Msn Checker & Sniffer Crac
Ekte verdiğim dosyaları indirip msnchecker.exe'yi kurun..Kurulum bittikten sonra msn.sniffer.checker-patch- COMMAND.exe yi de programın kuruldugu klasöre atın örneğin C:Program FilesMsnChecker içine atın ve crack i çalıştırıp msnchecker.exe yi yamalayın...
Evet MSn Checker artık Full Kullanımda.Şimdi Programı çalıştırın ve karşınıza programın demo oldugunu gösteren bir ekran gelecektir ama siz Try deyip geçin.Program açıldıktan sonra Ağı taratıp.istediğiniz PC yi dinleyebilirsiniz..
Bir Sonraki yazımızda msn Konuşmalarımızı Nasıl şifreleyeceğimizi yazalım :)
Aklınıza Takılan bişey olursa lütfen yorum yaz linkinden sorunuzu bana ulaştırın..
Dosyalar:
Rar Şifresi: emintopraktepe.blogcu.com
http://www.dosya.cc/msnspoof.rar.html
Altarnetif link :
http://rapidshare.com/files/130111985/msnspoof.rar.html
Kapadokya - Cappadocia Tour Guide - Kapadokya Gezi Rehberi
Kapadokya, (Pers dilinde “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına gelir). Bölge 60 milyon yıl önce; Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkmıştır.
İnsan yerleşimi Paleolitik döneme kadar uzanmaktadır. Hititler'in yaşadığı topraklar daha sonraki dönemlerde Hırıstiyanlığın en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Kayalara oyulan evler ve kiliseler bölgeyi Hıristiyanlar için devasa bir sığınak haline getirmiştir.
Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin bütünleştiği bir yerdir. Coğrafi olaylar Peribacaları'nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır. İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya'nın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu'nun da önemli kavşaklarından biridir.
MÖ XII. yüzyılda Hitit İmparatorluğu'nun çöküşüyle bölgede karanlık bir dönem başlar. Bu dönemde Asur ve Frigya etkileri taşıyan geç Hitit Kralları bölgeye egemen olur. Bu Krallıklar MÖ VI. yüzyıldaki Pers işgaline kadar sürer. Bugün kullanılan Kapadokya adı, Pers dilinde "Güzel Atlar Ülkesi" anlamına geliyor. MÖ 332 yılında Büyük İskender Persleri yenilgiye uğratır, ama Kapadokya'da büyük bir dirençle karşılaşır. Bu dönemde Kapadokya Krallığı kurulur. MÖ III. yy. sonlarına doğru Romalıların gücü bölgede hissedilmeye başlar. MÖ I. yy ortalarında Kapadokya Kralları, Romalı generallerin gücüyle atanmakta ve tahttan indirilmektedir. MS 17 yılında son Kapadokya kralı ölünce bölge Roma'nın bir eyaleti olur.
MS III. yy'da Kapadokya'ya Hıristiyanlar gelir ve bölge onlar için bir eğitim ve düşünce merkezi olur. 303-308 yılları arasında Hıristiyanlara uygulanan baskılar iyice artar. Fakat Kapadokya baskılardan korunmak ve Hıristiyan öğretiyi yaymak için ideal bir yerdir. Derin vadiler ve volkanik yumuşak kayalardan oydukları sığınaklar Romalı askerlere karşı güvenli bir alan oluşturur.
IV. yy, daha sonra "Kapadokya'nın Babaları" olarak adlandırılan insanların, dönemi olur. Fakat bölgenin önemi, III. Leon'un ikonları yasaklamasıyla doruk noktasına ulaşır. Bu durum karşısında, ikon yanlısı bazı kişiler bölgeye sığınmaya başlar. İkonoklasm hareketi yüz yıldan fazla sürer (726-843). Bu dönemde birkaç Kapadokya kilisesi İkonoklasm etkisinde kaldıysa da, ikondan yana olanlar burada rahatlıkla ibadetlerini sürdürdüler. Kapadokya manastırları bu devirde oldukça gelişir.
Yine bu dönemlerde, Anadolu'nun Ermenistan'dan Kapadokya'ya kadar olan Hıristiyan bölgelerine Arap akınları başlar. Bu akınlardan kaçarak bölgeye gelen insanlar bölgedeki kiliselerin tarzlarının değişmesine sebep olur. XI. ve XII. yüzyıllarda Kapadokya Selçukluların eline geçer. Bu ve bunu takip eden Osmanlı zamanlarında bölge sorunsuz bir dönem geçirir. Bölgedeki son Hıristiyanlar 1924-26 yıllarında yapılan mübadeleyle, arkalarında güzel mimari örnekler bırakarak Kapadokya'yı terkettiler.
Jeolojik oluşumu
60 milyon yıl önce 3. Jeolojik devirde Toroslar yükseldi. Kuzeydeki Anadolu Platosu'nun sıkışmasıyla yanardağlar faaliyete geçti. Erciyes, Hasandağı ve ikisinin arasında kalan Göllüdağ, bölgeye lavlar püskürttü. Platoda biriken küller yumuşak bir tüf tabakası oluşturdu. Tüf tabakasının üzeri yer yer sert bazalttan oluşan ince bir lav tabakasıyla örtüldü. Bazalt çatlayıp parçalara ayrıldı. Yağmurlar çatlaklardan sızıp yumuşak tüfü aşındırmaya başladı. Isınan ve soğuyan hava ile rüzgârlar da oluşuma katıldı. Böylece sert bazalt kayasından şapkaları bulunan koniler oluştu. Bu değişik ve ilginç biçimli kayalara halk bir ad yakıştırdı: "Peri bacası".
Bazalt örtüsü olmayan tüf tabakları ise erozyonla vadilere dönüştü. İlginç şekilli oluştu. Daha sonraları insan eli, emeği ve duygusu işe koyuldu. Dokuz-on bin öncesine ait yerleşimlerden ilk Hıristiyanların kayalara oydukları kiliselere, büyük ve güvenli yer altı kentlerine kadar uzun bir dönemde büyük bir uygarlık yaratıldı.
Bölge günümüzde turizm açısından büyük bir öneme sahiptir. Avanos, Ürgüp, Göreme, Akvadi, Uçhisar ve Ortahisar Kaleleri, El Nazar Kilisesi, Aynalı Kilise, Güvercinlik Vadisi, Derinkuyu, Kaymaklı, Özkonak Yeraltı Şehirleri, Ihlara Vadisi, Selime Köyü, Çavuşin, Güllüdere Vadisi, Paşabağ- Zelve belli başlı görülmesi gereken yerlerdir.Kayalara oyulmuş geleneksek Kapadokya evleri ve güvercinlikler yörenin özgünlüğünü dile getirirler. Bu evler ondokuzuncu yüzyılda yamaçlara ya kayaların ya da kesme taştan inşa edilmişlerdir. Bölgenin tek mimarı malzemesi olan taş yörenin volkanik yapısından dolayı ocaktan çıktıktan sonra yumuşak olduğundan çok rahat işlenebilmekte ancak hava ile temas ettikten sonra sertleşerek çok dayanaklı bir yapı malzemesine dönüşmektedir. Kullanılan malzemenin bol olması ve kolay işlenebilmesinden dolayı yöreye has olan taş işçiliği gelişerek mimari bir gelenek halini almıştır. Gerek avlu gerekse ev kapılarının malzemesi ahşaptır. Kemerli olarak yapılmış kapıların üst kısmı stilize sarmaşık veya rozet motifleriyle süslenmiştir. Yöredeki güvercinlikler 19. yüzyılın sonları, 18. yüzyılda yapılmış küçük yapılardır. İslam resim sanatını göstermek açısından önemli olan güvercinliklerin bir kısmı manastır veya kilise olarak inşa edilmişlerdir. Güvercinliklerin yüzeyi yöresel sanatçılar tarafından zengin bezemeler, kitabeler ile süslenmişlerdir. Bölge şarapçılık ve üzüm yetiştiriciliği ile de ünlüdür. Kapadokya'yı eskiden ev olarak kullanıyorlardı.Bu yüzden şimdi kalıntılar çıkartılıyor. Bunlar tarihi eser olarak koruma altına alınıyor. Kapadokya görülmeye değer korunmaya alınmıştır.
Ihlara valley - Cappadocia Tour Guide - Kapadokya Gezi Rehberi
Ihlara valley has been formed at an approximate depth of 150 due that the erosion made by Melendiz river coming from the mountains of Melendiz to the volcanic rocks. Due that the richness of the watering possibility and its hidden form and easily to hide structure it was the first settlement place of the first Christians escaping from the Roman soldiers In the Ihlara Valley there are hundreds of antic churches caved in the volcanic rocks. The most known churches are Agacalti Church with cross plan, Sümbüllü Church, Pürenliseki Church, Kokar Church, Yilanli Church, Karagedik Church, Kirkdamatli Church, Direkli Church, Ala Church, Kemerli Church and Egritas Church.
Zelve - Cappadocia Tour Guide - Kapadokya Gezi Rehberi
Zelve, is on the GÖREME - Avanos roadway after Ürgüp. It has been settled at abrupt and north outskirts of Ak Hill with distance of 1 km from Paþa Bonds. The Zelve Oren Place formed from three valleys is the place having the most intensive chimney rocks formed in the volcanic tufas. The chimneys rocks from the valley are with sharpen ends and large trunks. Furthermore there are many settlements places in the volcanic tufas used for hiding by the first Christians trying to escape from the Roman soldiers. In these settlement places there are many abbeys and churches. The church named Direkli Church from the outskirts of the
valley belongs to the first years of abbey life from Zelve. The relief crosses preferred in the trimmings of the churches are mostly iconoclastic. The most important churches of the valley are Balikli, Üzümlü and Geyikli Churches dated before this period. In the valley other than the churches there are found accommodation places, tunnel opened to the two valleys, mill, mosques and dovecotes.

